makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
makyaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2010 Salı

AÇMA – KAPAMA DÜĞMESİ

Yoğun istek (!) üzerine, bugün kamuya büyük bir hizmette bulunup “turn-on” ve “turn-off”larımı açıklıyorum efendim…”Mustafa’yı ne heyecanlandırır” ya da “Ne yaparsak bir daha ağzımızla kuş da tutsak ona seksi görünemeyiz” diye derin meraklar içinde olanlar varsa, takip eden satırları iyi okusunlar. Merak etmeyenler direkt kapatsın, size ne kardeşim benim zevkimden keyfimden.

TURN-ON:

- Kulağımın arkasında sıcak bir nefes, fısıltılar eşlik ederse şukela

- Tenime ya da dudaklarıma çok yakın duran ama asla dokunmayan dudaklar

- Mavi-yeşil ya da kızıl kedi gözü makyaj

- Pileli ekose etek

- Body Shop Vanilla ve Donna Karan Be Delicious (yeşil elma)

- Kristal taşlı küçük takılar

- Fransızca

- Voleybol

- Lila renk iç çamaşırları

- File çorap + uzun çizme

- Beyaz ten

- Uzun saç

- Daha uzun saç

- Upuzun saç

- Uzun kahküllü at kuyruğu

- Bal rengi göz

- Küçük ve yuvarlak bir ağız

- Uzun boyun

- Küçük göğüsler



TURN-OFF:

- Çok baskın dokunuşlar, “dirty talk”

- Aniden başlayan sert öpüşler

- Beyaz göz makyajı

- Kumaş pantolon

- Baharatlı parfümler

- Mat taşlı takılar, her boyutta halka küpeler

- Tenis

- Almanca

- Sarı renk iç çamaşırları

- Muz çorap

- Sakız çiğnemek

- Dizde ve bilekte iyice incelip ortada kalınlaşan bacaklar

- Bel bölgesinde istenmeyen ve asla istenmeyecek tüyler

- Bronz ten

- Kısa saç

- Kleopatra modeli saç

- Mavi göz

- İnce dudaklı geniş ağız

- Büyük göğüsler

27 Ekim 2009 Salı

MAKYAJ ODASI ŞARKILARI

Canım da nasıl rakı istedi var ya…”Makyaj odasıyla rakının ne alakası var?” diyenler, sizi takip eden satırları okumaya davet ediyorum.


Suzan Kardeş adını bilmeyenler için, BKM’nin makyözüdür efendim kendileri. “Bir Demet Tiyatro” ile başlayan, yıllarca devam eden bir hikayedir Suzan Kardeş ve BKM oyuncularınınki. Acısıyla tatlısıyla, bizi güldürürken kimbilir onlar neler çekmişlerdir. Ama konumuzbu değil.

Suzan Kardeş bundan 12 yıl önce “Bekriya” adında bir meyhane açtı. Bu mekanda mikrofonsuz sistemsiz gitar eşliğinde Balkan türküleri söylerken Sezen Aksu mucizesinin yolu oradan geçiverdi, ve biz de Suzan Kardeş’in bilmediğimiz, ama öğrenmekten çok mutlu olduğumuz bir yönünü keşfettik. İyi ki varsın be Sezen, hemşehrim benim!

Suzan Kardeş’in son albümü “Makyaj Odası Şarkıları” adını taşıyor. Albümde Kardeş’in bunca yıldır makyözlüğünü yaptığı, bir yandan yüzlerini sahneye hazırlarken bir yandan dertlerini, sevinçlerini paylaştığı onca oyuncu birbirinden güzel şarkılar ile eşlik ediyorlar. Kimler yok ki…Yasemin Yalçın, Demet Akbağ, Şebnem Sönmez, Haluk Bilginer, Yılmaz Erdoğan, Olgun Şimşek, Güven Kıraç, Nejat İşler, Fikret Kuşkan, Özgü Namal, Oya Başar, Meltem Cumbul, Erkan Can, Cem Yılmaz, Halil Ergün ve Sezen Aksu…

Haluk Bilginer’den “Sweet Dreams” dinleyip sesine hayran olduysam, “Sen de başını alıp gitme ne olur”u ondan duyduktan sonra Sweet Dreams’i unuttum bile. Yılmaz Erdoğan’ın Musa Eroğlu’ndan bile iyi söylediğini düşündüğüm “Telli Turnam” ve Özgü Namal’ın tüm o saf güzelliğini katarak yorumladığı Goran Bregoviç klasiği “Ederlezi”, Şebnem Sönmez’in sesinden “Yovano Yovanke”, Nejat İşler’in “Hancı”yı söylerkenki içtenliği…

Balkan ezgilerini hep sevmişimdir, sevdayı, acıyı, ama aynı zamanda umudu bu kadar iyi anlatabilen, notaları yüreğe bu denli berrak ulaştırabilen çok az müzik kültürü vardır. Fikirlerine sağlık sevgili Suzan Kardeş, sesşn, elelrin dert görmeye…Vefalı dostların snei hiç yalnız bırakmazlar dilerim ki…

Albümü lütfen satın alın, çünkü Suzan Kardeş’in tüm bu güzel seslerle olan dostluğunu görmenizi çok isterim…Rakınızı da koyun ama masaya albümü dinlerken, belki siz de bir parçası olursunuz bu Balkan masalının…